Caner Alper ve Mehmet Binay

0

cm-1“Yazarak, birbirlerine doğru duyguları geçirebilen insanların çok yakın olabileceklerine inanıyoruz. Biz birbirimizi 16 yıl önce ‘yazarken’ fark ettik…” diyen, Cam Film çatısı altında ürettikleri sıradışı projelerle öne çıkan her ikisi de

Yapımcı-Yönetmen Caner ALPER ve Mehmet BİNAY, hayatı her anlamda birlikte izleyen, deneyimleyen ve hatta anlatabilen iki paylaşım ustası…

“İnternet tanışlarına, aşklarına yazı dilinin gücü ve kendi deneyimim nedeniyle inanıyorum” diyen Caner Alper İstanbul’da, Mehmet Binay Almanya’dayken internette yazışarak başlayan tanışıklığın, yıllardır kopmadan ve çoğalarak büyüyen bir hayat ortaklığına evrilmesi belki de en çok kelimelerin tılsımından…

cm-2CANER ALPER & MEHMET BİNAY | YAŞAMLAR ŞEKİLLENİRKEN

İzmir’deki üniversite yıllarından sonra Endüstri Mühendisi olan Caner Alper profesyonel iş yaşamında yol alırken, Darmstadt’da Politika Bilimi ardından Uluslararası İlişkiler yüksek lisansına devam eden Mehmet Binay’ın yolları kesişmiş.

cm-3Birbirlerini tamamlayan hayalleri, anlamlı hedeflere ve ‘suya sabuna dokunan’ yaşanmışlıklara ulaşmalarını sağlamış… Demokratik ifade özgürlüğü olan ailelerden geliyorlar. Ağabeylerinden sonra küçük çocukları oldukları aileleri, kariyer yönelimlerinde olmasa da, kendilerini açıkça ifade etmeleri açısından önemli rol oynamış.

Birbirlerinin meraklarına, sinema ve belgesel deneyimlerine doğru yola çıkan bu iki yolcunun beklenmedik bir zamanda yaşadıkları kayıp, hazırlıkları uzun zaman almasına ve tüm zorluklarına rağmen Zenne filmini kaçınılmaz kılmış.

GQ Yılın Yönetmenleri Haberi

GQ Yılın Yönetmenleri Haberi

Kalıplaşmış düşüncelerin, dayatılan tek tercihli duyguların ağırlığından kurtulmak, insanların birbirlerine sevgiyle dokunmalarının aslında nasıl şekilsiz olabildiğini hissetmek demekti benim için ‘Zenne’…

cm-6…Sevme hallerine başka türlü bakabilmemi mümkün kılan, kendi birliktelikleriyle de bunun altını çizen bu cesur iki adamı hep sevgiyle anmamı sağlayacak bir gerçek kayıp hikâyesi. 15 Temmuz’u takvimlerden kaldıralım duygusunu içinize işletecek kadar üzücü sonuyla, Ahmet Yıldız’ın Hikâyesi…

*Banu Güven’in GQ Dergisi için kaleme aldığı yazıdan alıntılarla paylaştıkları; bu kaybı, öncesini, Mehmet Binay ve Caner Alper’in ortak hayat kurma mücadelelerini, birbirlerine olan sevgilerini en özenli cümlelerle yansıtıyor (www.banuguven.com/video/ahmet-yildizin-dunyasi).

cm-9Mehmet Binay: 16 yıl önce master öğrencisiyken ilerideki kariyerime dair adımlar atıyor, seyahat edip bazı yerlerde kalıp dil öğreniyordum. İnternette oluşturulan ilk Türkçe elektronik dergi için ve farklı yerlerde yazıyordum. Düşünselliğin ağır bastığı bir dönemdeydim. Üniversitedeyken fotoğraf çekmeye başlamıştım, sonrasında NTV’de televizyon haberciliğini öğrendim.

 

 

 

 

cm-10Caner Alper: 16 yıl önce Endüstri Mühendisi olarak bir tekstil fabrikasını yönetiyordum. Görselliğin ön planda olduğu bir dünya içindeydim. Bu deneyimler şu anki projelerimizde sanat yönetimini yaparken çok yardımcı oluyor.Konsept, renkler, fondaki yerleşim, kostümler, aksesuarlar yani yaratılacak görsel dünyayı oluşturan her şeyi çok rahatlıkla kurgulamamı sağlayan; bir dönem kariyer olarak beni mutlu etmeyen o deneyim…

 

 

 

 

FARKLILIKLARIN ZENGİNLİĞİ | NASIL ALGILANIYORUZ?

Caner Alper: Dış görünüm ve ifade olarak birbirimizden oldukça farklıyız. İlgi alanlarımız  birbirine yakın gibi gözükse de, aslında farklı. Mehmet daha teknoloji odaklı, ben daha dramatiğim. Mehmet ışık, ses, müzik tarafıyla ilgiliyken bir projenin, ben renkler-görsellik ve kelimelerle ifade kısmıyla ilgili oluyorum. Bütünü tamamlıyoruz aslında. İkimizin bir arada olması avantaj. Birimizin daha köşeli, mesafeli algılanırken aslında öyle olmaması, diğerinin Akdenizli görünürken aslında daha korunaklı bir yapısı olması ve bunların sosyal ilişkilerdeki yansımalarını birbirimize dışarıdan bakarak yorumlayabilmemiz çok değerli. Hem iş ortaklığı açısından, hem de yaşamı paylaşırken…

Caner Alper – Mehmet Binay | Güney Afrika

Caner Alper – Mehmet Binay | Güney Afrika

 

KARİYER ADIMLARI | “BİR ŞEYLER EKSİK OLURDU”

cm-12Mehmet Binay: Diploma sahibi olduğumuz alanlarda değil de daha baştan ilgi alanlarımıza giren konularda öğrenim görmüş olsaydık, bir şeyler hep eksik ve tek yönlü olacaktı. Sinema okumuş olsak ‘ekip yönetimi’, ‘finansal yönetim’ vb. konuları bu şekilde yönetemeyecektik belki.

Caner Alper: Üniversite söyleşilerinde ‘hiçbir şey için geç olmadığını’, ebeveynlerin onlara ideal olarak işaret ettiklerini iyice değerlendirmeden sorgusuz kabul etmemelerini, asıl hayal ettiklerinden uzaklaşmamalarını söylerim hep. Çünkü en kötüsü ve geri dönülmez olanı, sırf birileri uygun gördüğü için başka bir alana yönelmek ve tutkularından vazgeçmek bence.

 

cm-13Konservatuara gidemeyeceğimi, sinema tiyatro okuyamayacağımı bilsem de; günde en az 1 tane, festival dönemlerinde en az 2-3 tane film seyretmekten, etkilendiklerimi arkadaşlarıma izlettirip üzerine konuşmaktan, filmlerin arka planlarını takip etmekten hiçbir zaman vazgeçmedim. İçin için yanan bir ahşap gibiydim, her an o işi yapacakmış gibi bir ruh halindeydim.

 

 

 

cm-14Mehmet Binay: ‘Eğitim’ bir kere alınıp biten bir şey değil. Hayat boyu öğrenilebilecek bir çok şey var. Üniversite sonrasında insanlar kendilerini yetiştirmeye, farklı branşlarda geliştirmeye devam etmeliler. Günümüzde pek çok, ücretsiz imkân var. Teknoloji insana eksik yanlarını geliştirmek için farklı fırsatlar tanıyor.

 

 

DEĞİŞTİREN İŞLER | SUYA SABUNA DOKUNMAK

Caner Alper’in kitabına konu alan ‘suya sabuna dokunma’ hali sanki ortak yapılan projelerin sessiz bir mührü. Seçilen konulara, işlenirkenki dokunaklı üsluplarına bakılırsa bu mühür bilinçli ve ebedi…

cm-15Mehmet Binay: Boşa kürek çekmemek için suya sabuna dokunmak gerekiyor. Bir şeyleri değiştirmeye kalkmadan, doğru bulmadığımı insanların yüzüne direkt ve net söyleyemeden, gerçek anlamda dürüst olmadan yaşamayı anlamlı bulmuyorum.

Daha önceden söylenmiş bir şeyi; hem de aynı şekilde anlatmaktansa, o zamanın daha verimli geçirilebileceğine inanıyorum.

Caner Alper: “Beni ilgilendirmiyor, zaten bana zararı da yok, öyleyse böyle kalsın’cılardan değiliz. Bize prodüksiyon için gelen bir müşteriye de gerektiğinde fikirlerine katılmadığımızı, dolaylı değil direkt paylaşımları tercih ettiğimizi söyleyebiliyoruz. Değişim duygusunun bize verdiği enerjiyi çok sevdiğimiz için işimize bu şekilde devam ediyoruz.

 

HAYAT METAFORU | YEMEK PİŞİRMEK & SENFONİ

Caner Alper: Yemek pişirmek

Bilinen bir yemeği yaparken bile içine farklı ne baharat katabilirim, farklı nasıl pişirebilirim, derdine düşerim. Bazen ortaya çok güzel bir tat çıkar, yeni tat tutar, bazen tutmaz, yine de hep benim katkım olan bir yemek olur önümde.

Kalıcı olacak lezzeti bulmaya çalışırken, aradaki tatlar beni tatmin etmez. Daha farklı, daha iyi ne olabilir diye denemeyi sürdürürüm. Hayat da böyle… Tat aldığım, değişime zorlayan ve sonsuza dek genç kalamasam da yeni keşiflerle bana sonsuz gençlikten daha çok haz veren bir yaşamım var.

Mehmet Binay: Senfonik bir eseri dinlemek gibi

İnsan tek bir senfoniyi hayat boyu defalarca dinlese de, her seferinde farklı bir şey duyabilir.

Bir ipad uygulaması var, Beethoven 9.Senfoni’yi farklı orkestra şeflerinden dinleyebiliyorsunuz. Görsel olarak bir şemayla senfoni orkestrasının yerleşimi ve enstrümanların dağılımı ekrana yansıyor. Hangi enstrüman grubunun çaldığını görebiliyor, isterseniz o çalgı grubunu ön planda dinleyebiliyorsunuz. Bazen keman, bazen çello, bazen pikolo flüt… Hayat böyle bir şey…

cm-16Deneyim kazandıkça hayatın farklı unsurlarına da dikkat etmeye başlıyorsunuz. Bir sese alışmışken başka bir sesin varlığını keşfetmek değişik duygular uyandırabiliyor. Bazen bir senfoni istiyoruz, bazen de tek bir tını olsun yeter diyoruz. Bütün enstrümanların bir önemi var ve hayatta da her şeyin, her insanın öneminin farkında olmamız gerekiyor. Bu yüzden de zaman içinde hiçbir insana olumsuz yaklaşmamam gerektiğini öğrendim. Hepimiz puzzle’ın parçalarıyız ve zamanı geliyor hepimizin diğerinden bir şey öğrenmesi gerekiyor hayatta…

DİJİTAL KİMLİKLER | İZLER

cm-17Mehmet Binay: Dijital olarak etkin diğer yandan mesafeli olmak durumundayız. Sosyal medyada çok fazla zaman geçirdiğinizde gerçek yaşamdan kopuyorsunuz. İnsan kendini ifade ederken dikkatli olmalı, sosyal medyada bu ifade etme hali daimi olmamalı. ‘İfade etmek’ bir düşünce sürecinin sonunda ortaya çıkıyor. Şu dönemde kendimizi ifade etme hızımız düşünme hızımızın ilerisinde, bu yüzden çok anlamlı paylaşımlar ortaya çıkmayabiliyor.
cm-18Caner Alper: İnsanlar fikrini süzgeçten geçirmeden paylaşma ve kendisi için ileride yanlış olabilecek fikirleri beğenme-yayma gibi bir hastalığa tutuldu. Bunu sezdiğimde sosyal medyayla arama mesafe koydum. Bugün paylaştığım bir şeyi ileride büyük bir hata olarak görmeyi ve birilerinin peşimden gelmiş olma sorumluluğunu taşımayı istemiyorum. Dijital kimliklerimiz bize çok fazla sorumluluk yüklüyorlar. Hesaplarını fikirlerinin veya ürünlerinin çöplüğü olarak kullanan, çok fazla takipçisi olan bireyler var. Bazı paylaşımları insanı dehşete düşürüyor. Mesela; biri hayatta fakat sosyal medyada öldürülüveriyor (Bunu yapanlar için bknz.attention whoreilgi budalası kavramı). Bir süre sonra bunun hız kesmesini, daha doğru yönetilmesini umuyorum.

İKİLEMLER | KARARLARI ALIRKEN  

Caner Alper: Yaşın ilerlemesiyle kalbimiz bir şey istese de aklımız diğerini işaret ettiği için ona gittiğimiz durumlar olabiliyor. Maalesef seçim yapmak durumunda kalıp, kalpten uzaklaşabiliyor insan. Deneyimle içinde yanan ateşi kontrol edebilir hale gelebiliyor insan. Bir fikir o an müthiş gelse de, biraz nadasa bırakayım, bir durup farklı açıdan bakayım diyorum.

cm-19Mehmet Binay: Özellikle sinema işinde aklımızda her zaman, mutlaka 2-3 fikir oluyor. Zaman zaman yenileri ekleniyor. Bizim için bir hikâyenin peşinden gitmeye karar vermek; hem zaman hem de yapılacak yatırımlar açısından zorlaşıyor. En az 2-3 yılınızı o projeye vermeniz gerekiyor, karar verdikten sonra. Bu yüzden bir karar alabilmek adına çok da hızlı davranmamak gerektiğine inanıyorum. Fikirlerin ve insana gelen ilhâmın etkisi zaman geçtikçe değişiyor. Sanat bu yüzden zaman, emek isteyen bir şey. Twitter’da fikir beyan etmekle, kitap yazmak arasındaki fark gibi…

Caner Alper: Şu an üzerinde çalıştığımız projenin draft’ı 33 kez değişti mesela. Oyuncular da bizim yaptığımız değişikliklere göre karakterlerinin yönelimini öğrendiler. “Bu kız sinirlenmez, bu adam dik yürür…” gibi. Bugün için mi bir şey yapıyorsunuz yoksa 20 yıl sonra hatırlanmak için mi bunları göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

GELECEK İMAJİNASYONU | NE OLACAK?

Bu teknolojik açıdan da böyle. 15 yıl önce internetin bende yarattığı heyecanın yerine şimdilerde yeni bir şey koyamıyorum. Büyüyen, daha renkli hale gelen, çoğalan ancak anlamını yitiren paylaşımlar veya ürünler ortada olacak gibi geliyor.

cm-20Caner Alper: Gelecek imajinasyonumu daha doğrusu endişemi yine hayat metaforumla ‘yemekle’ açıklayayım. Yemek eskisine göre çok iyi kokacak ancak lezzeti çok azalacak gibi geliyor. Uzaktan müthiş bir koku yayılıp, eskisinden çok daha güzel bir sunumla servis edilen ve porsiyonları bitirilemeyecek kadar büyük yemek (hayat), eskisinden çok daha az lezzetli olacak… Tattığımızda beklentilerimizi karşılamayacak, etkisi çok kısa sürecek ve bize klasik tatları özlettirecek bir gelecek…
Mehmet Binay: Kendimle ilgili dertlerim var. Fütüristik bir imajinasyondan çok kendimi nasıl daha iyiye taşırım, nasıl verimli olurum diye düşünüyorum. Mesela okuldan beri yapmam gerekenleri hep son dakikaya bırakırım, bunu nasıl aşabileceğimi, daha üretken olabileceğimi düşünürüm. Bir gün gerçekten hak ettiği zamanı ayırabilecek miyim uğraştığım şeye diye düşünüyorum.

KELİMELERİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI

RENK

Caner Alper: Keyif – Kırmızı (hayatın tutkulu, heyecanlandıran hali)

Mehmet Binay: Mavi (deniz kenarında büyümüş olmak, mesafe, serinlik)

MEVSİM

Caner Alper: İlkbahar (aslında kış dışında tüm mevsimler)

Mehmet Binay: Yaz (daimi… kışı sevmiyorum)

GERÇEK

Caner Alper: Sıkıcı bir şey, durağan, renksizlik

Mehmet Binay: Gerçeğin dönüşebileceği şeyi seviyorum

İZ BIRAKMAK

Caner Alper: Heyecan verici

Mehmet Binay: Hatırla(n)mak

ZOR

Caner AlperMehmet Binay: Yok (zor diye bir şey yok)

SONSUZLUK

Caner Alper: Yaratıcılık, düşünceler, hayaller

Mehmet Binay: Seyahat

cm-21OLMAZSA OLMAZ

Caner Alper: Mehmet

Mehmet Binay: Caner.

YALNIZLIK

Caner Alper: Birliktelikler bir süre için, yalnızlık ebedi. Kendi tercihinle oluyorsa daha iyi. Tercih etmediğinde de keyfini çıkarabileceğin bir şey olmalı.

Mehmet Binay: Her insan yalnız olmalı biraz. Heidegger’in öğrencisi Hannah Arendt’e dediği gibi; “Düşünmek yalnız insanın işidir. Buna hazır mısın/ız?”.

AİLE

Caner Alper: İnsanın kendisi oluşturması gereken ve bazen sahip olarak doğduğundan daha önemli olan.

Mehmet Binay: Hayatboyu üzerine konuşsak anlam veremeyebileceğimiz.

cm-22İNGİLİZ HASTA

Caner Alper: Bizim için hem teknik, hem dramatik, hem görsel kurgu açısıdan ayrı ayrı önemli bir film. Tarihi haritayı çizenler değil, aşkları için o haritaları başkalarına verenler yazar. Kimi çok anlaştığımız insanların filmi sevmeyişiyle, hiç beklemediğimiz insanların bu filmi sevişleri beni hep şaşırttı. Sevmenin formülasyonu olmadığının bizim için örneği.

Mehmet Binay: Anlamlı, şımarık bir kartpostal sineması. Sınırların önem taşımadığı insanların hikâyesi.

 

Filmler

Caner Alper: En büyük esin kaynağım kurgu sinema. Tiyatroyu çok ayrı tutmak istemiyorum, bütün dramatik anlatım biçimleri beni çok etkiliyor. Sinema ilk sırada çünkü pek çok disiplin, dinamik birleşiyor.

Etkilendiğim pek çok film var: Sunset Bulvarı, Vertigo ve tüm Hitchcock filmleri, Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo’s Nest- Yönetmen: Milos Forman), Öldürme Üzerine Kısa Bir Film (Krzysztof Kieślowski filmi) ve diğerleri…

SUNSET BOULEVARD (Sunset Bulvarı – 1994) Yönetmen: Billy Wilder

* Sinema dünyasını anlatan bir film olduğu için en etkilendiğim film. Hollywood değerlerini bir dış bakışla bize anlattığı, müthiş bir sinema dili, unutulmaz bir karakteri olduğu, korkusuzca beslendiği kaynakları eleştirebildiği ve değişim yaratan bir film olduğu için…

Mehmet Binay: Tarih, politika, sınırlar ilgim olan konular. Bunlarla ilgisi olan ve olmayan insanların, sonu olmayan çatışmalarının sinemada bulduğu karşılık olduğu için ‘İngiliz Hasta’.

THE ENGLISH PATIENT (İngiliz Hasta – 1996) Yönetmen: Anthony Minghella

Michael Ondaatje romanından uyarlanmıştır.

“Keşke Herkes Okusa” Dediğimiz Kitap

Fethiye Çetin’in Anneannem kitabının bizim için özel bir yeri var. Edebi bir üslupla yazılmış olmasına rağmen çok yakın tarihimizin bir gerçeğini anlatıyor. Fethiye Çetin Anneannesi’nin kimliği keşfedişini, buradan yola çıkarak kendini de keşfedişini çok naif bir dille anlatmış. Biz önyargıları çok zor yıkabilen bir toplumuz. Bazı değişimler çok hızlı, bazıları çok yavaş gerçekleşiyor. Özellikle cinsel devrimini henüz gerçekleştirememiş bir toplumuz. Bu kitap da benzer bir önyargıya dair. Tarih biliminin dili kullanılmamış yazılırken. Hiçbir demagojiye yer verilmemiş. Uzun ve sıkıcı olmayan, 3 saatte bitirilebilen bir kitap. Sonunda insanın içinde yarattığı değişimse tarif edilemez…

 

 

Caner Alper – Fethiye Çetin – Mehmet Binay

Caner Alper – Fethiye Çetin – Mehmet Binay

 

Yaşamdaki Fon Müziğim

Mehmet Binay: Sevdiğim başka melodiler ve sesler olsa da en çok Rachmaninov.

Rahmaninof | Best Of

Caner Alper: Çok klasikçi değilim. Kullandığım parfümler gibi fondaki müzikler de günün gelişine göre değişiyor. Bach da seviyorum, Sezen Aksu da, Nazan Öncel de,  Shostakovich de… Fon müziği olarak tek bir müziğim yok. J Shostakovich | Jazz Suite, Waltz No.2

Boş vermediğiniz, erinmediğiniz, ‘suya sabuna dokunduğunuz’, anılarınıza ve sizinle ANlarını paylaşana tekrar hayat verdiğiniz için teşekkürlerimle…

Söyleşiyi Yapan | Seray Nâsırlı
Yardım | Cihan Giray Akdağ

 

“Yazmak Ontolojik Farkındalığın En Hacimli Halidir.” Kült Neşriyat Manifestosu*
*http://www.kultnesriyat.com/nesriyat

Zenne Albüm | https://www.facebook.com/ZenneTheMovie/photos_stream
Anadolu’dan Fısıltılar | http://www.taraf.com.tr/amberin-zaman/makale-anadoludan-fisiltilar-sanatla-kirilan-onyargilar.htm
Whispering Memories Official Site | http://www.cam-story.com/CAM/documentary.html
Yönetmenden Notlar | http://whispering-memories-docu.blogspot.com.tr http://vimeo.com/48076011

Share.

About Author

Leave A Reply