GÜÇ, STATÜ VE LİDERLİK…

Bir zaman makinesine sahip olsaydınız eğer, sadece geçmişe doğru gidebileceğiniz bir zaman makinesine, hangi tarihe gitmek isterdiniz? Hangi olaylar esnasında, dünyanın neresinde bulunmak isterdiniz? Hiç düşündünüz mü kimden neler öğrenmek, hangi efsanevi kişiliğin hangi başarılarına tanıklık etmek sizin için müthiş bir deneyim olurdu? Hayatınızda neleri değiştirirdi acaba bu deneyim?

Bu sorular çok sık sorduğum ve cevaplarını büyük bir merakla dinlediğim sorular… İş dünyasından yüzlerce insan cevapladı bu soruları… Ve üniversite öğrencileri… Herkesin cevaplarında bulduğum bir ortak noktayı paylaşmak istiyorum sizlerle. Neredeyse istisnasız herkes kendi gözünde çok büyük bir lideri, kitleleri peşinden sürükleyen bir insanı tanımayı arzu ediyor. Onun nasıl bu kadar etkin ve etkili olduğunu öğrenmek istiyor ve bu şekilde, bugün gerek iş hayatında gerek özel hayatında daha başarılı olmayı istiyor. Çok garip gelmedi herhalde sizlere de… Sanırım sizinde aklınızdan geçirdiğiniz kişi, devrinde lider kabul edilen biriydi… Ya da değeri sonradan anlaşılan ve liderlik payesini ölümünden sonra elde etmiş biriydi. Peki kimlerdir bu önemli insanlar? Nereden gelir önemleri? Kısaca lider kime denir?

Büyük ve Önemli adam olmak…
Lider kelimesi gözümüzün önüne büyük ordulara hükmeden, ulusları kurtaran güçlü, zeki, tutkulu insanları getiriyor. Pek çok hikayeye, efsaneye konu olmuş müthiş insanlar bunlar… Çoğunlukla nasıl olduğunu bugün kolaylıkla anlayamadığımız bir şekilde etrafına büyük kalabalıkları toplayarak, bir vizyon, bir amaç uğruna onları peşinden sürükleyerek gizemli adeta büyülü bir takım başarılara imza atmışlar. İşte bu düşünceden yola çıkan teorisyenler “Büyük Adam Teorisi”ni oluşturmuşlar. Bu kişilerin birer lider olarak doğduklarına, şartlar gerektirdiğinde, ihtiyaç olduğunda tıpkı bir sihir gibi liderlerin ortaya çıktığını varsaymışlar. Savaşları kazanmış, fikirleri ve inançları yaymış, insanları heyecanlandırmış, şu veya bu şekilde onları yönlendirmiş ve yönetmiş kişilere lider demeyi uygun görmüş bu konuyu ilk araştırmaya başlayan sosyal bilimciler…
Peki ya siz? Siz kime lider dersiniz? Nasıl biridir lider sizin için? Hangi özelliklere sahip olması gerekir?

Kişi sayısı kadar liderlik tanımı
Lider, liderlik özelliklerine sahip kişidir demişler teorisyenler 20. yüzyılın başlarında. Ancak zaman içinde bu özellikler değişime uğramış. Şartlara gore değişir denmiş hatta kişinin lider algısına göre değişir denmiş. Aslında 1974 yılında Stogdill’in liderlikle ilgili bir araştırmasında belirttiği gibi liderliğin, onun tanımını yapmayı deneyen kişi sayısı kadar farklı tanımı vardır.
Lider kavramı pek çok kavram gibi algı mekanizmasına yakından bağlıdır. İlk anda anlamını bildiğimizi düşündüğümüz bu kelime, sıra anlatmaya gelince önümüze kocaman bir görev gibi dikilir. Fark ederiz ki, o kadar da kolay değildir bu tanımı yapmak ya da daha doğrusu bir tanım etrafında birleşmek… Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde lider kelimesi için sizi “önder” kelimesine yönlendiriyor. “Önder” kelimesinin anlamını ise ‘Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef’ olarak veriyor. Ben kesinlikle katılmıyorum bu tanıma… Bir toplumu yönetme yeteneğini göstermek için illa ki güç, ün ve/veya toplumsal yer yani statü mü gerekiyor? Yoksa bu yeteneğe sahip olan insanlar mı acaba güç, ün ve statü sahibi oluyor? Düşünmeye değer ne dersiniz?

Türkiye’de Liderlik
Ülkemizde liderlik tanımını sözlükten okuduktan sonra acaba iş hayatında bu kavramın insanlara ne ifade ettiğini düşündünüz mü hiç? Ben merak ettim ve araştırdım. İşte tüm dünyada Kabul görmüş, saygı duyulan bir araştırma sonucu: GLOBE (Culture, Leadership and Organization: The GLOBE Study of 62 Sopcieties, 2004) 62 ülkeyi 10 kültürel bölgeye ayırmış ve bu bölgelerdeki kültürler temel alınarak liderlik davranışları incelenmiş. Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede lider profili diğer kültürlerdeki lider profilinden daha farklı. Statü ve güç bir lider için en önemli özellikler kabul edilirken, karizma, işbirliği ve birlikte karar alma yani takımdaşlık, liderlik için en az ihtiyaç duyulan ya da hiç gerekmeyen özellikler olarak değerlendirilmişler.
İşbirliği, takımdaşlık bu kadar önemsiz mi? İnsanlarla iletişim kurmak, onlara bulunduğumuz pozisyonu kullanarak hükmetmek yerine ortaya koyduğumuz vizyon, onlar üzerinde yaratacağımız motivasyon ile yönlendirmek bu kadar mı kabul edilemez? Daha mı kolay geliyor insanımıza yumruğu masaya vurmak? İkna etmekten, kendimizi, duygularımızı ve düşüncelerimizi ortaya koymaktan bu kadar mı çekiniyoruz? Nedir gerçekten bizi korkutan? Peki bu durumdan memnun muyuz yoksa değiştirmek istiyor muyuz? Ya siz? Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sizin liderliğiniz nereden geliyor? Oturduğunuz masadan, kartınızın üzerinde yazan ünvanınızdan mı yoksa insanlarla kurabildiğiniz harika iletişimden, motive edebilme gücünüzden, adalet anlayışınız ve dürüstlüğünüzden mi? Çevreme baktığımda o kadar çok insan odaklı, paylaşımcı lider görüyorum ki, bu araştırmanın sonucuna inanmakta hala zorluk çekiyorum.

5 önemli özellik
Amerika ve Avrupa’da yapılan pek çok araştırma bize özellikle iş dünyasında bir liderin sahip olması gereken en önemli özellikleri sıralarken insan ilişkilerini ilk sıraya koyuyor. Richmond, Rollin&Brown (What makes a successful leader, 2004) tarafından Amerika’da yapılan bir araştırmada bir iş dünyasında bir kişinin lider olarak görülebilmesi için sahip olması gereken en önemli 5 özellik şu şekilde sıralanmış: Vizyon sahibi olmak, stratejik düşünebilmek, insanlarla iyi ilişki ve iletişim kurabilmek, kişilerin gelişimine önem vermek ve planları, düşünceleri hayata geçirebilmek. Bu özelliklerin hemen hepsinin geliştirilebilecek özellikler olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Liderliğin ve başarının temelinde geleceğe ilişkin bir hayale sahip olmak, bunu hedefe dönüştürerek aksiyon planları çıkarabilecek şekilde düşünebilmek, bu planlarda yanınızda yer alacak kişilere ulaşıp onlara heyecanınızı aktarabilmek ve onların gelişimine yardımcı olmak, sonrasında da planlarınızı uygulayabilmek yatıyor…
Unutmamak gerekiyor lider olabilmek için liderlik edeceğiniz insanlara ihtiyacınız var. Zorla onlara yaptırabileceklerinizin sınırları var. Ancak onları heyecanlandırarak, motive ederek, hayallerinize, tutkularınıza ortak ederek ulaşabileceklerinizin sınırını çizebilmek çok zor. İlk yapmanız gereken insanlara ulaşabilmeyi ana amaç edinmek ve bunu başarabilmek için de sözlü ve sözsüz iletişiminizi geliştirmek. Kimbilir belki gelecekte birileri zaman makinesine atlayıp sizi görmeye, tanımaya ve başarılarınıza bizzat tanık olmaya gelebilir…

Rana Özşeker
Kariyer Dergi

©copyright rna-tr.com designed by kadılar interactive