Hayatınızın Kontrolü Kimde?

0

Haritasını katladı, kenara koydu. Karar verememişti, nereye gitmek istediğinden emin değildi. Bu durumda haritanın da bir yardımı olmuyordu. Oturup düşündü. Antalya’ya gitmek istiyordu. Antalya bu zamanlarda çok güzel olurdu. Uzun süredir aslında oraya gitmek istemesine rağmen, yol uzun ve yolculuk nispeten daha zor olduğu için hep vazgeçtiğini anlamıştı. Bu gerçeğin farkına varınca karar verip, yolculuk hazırlığı yapmak kolay olmuştu. Harita işe yarayacaktı. Şimdi nasıl gideceğine, hangi yolları kullanacağına karar vermişti. Hedefi belli, hareket planı belliydi. Hazırdı artık yolculuğa. Tek yapması gereken harekete geçmekti.

Bu kısacık anektod neler hatılattı size? Hayallerinizi ertelediğiniz, zorluklardan korkarak hedef değiştirdiğiniz ya da hedefsiz kaldığınız oldu mu hiç?

Her Şey Bir Hayalle Başlar…
Bazen gözlerinizi kapatıp hayal kurduğunuz olur mu? En son ne zaman hayal kurmuştunuz? Öğrencilik yıllarınızı hatırlayın hani yarın neler olacak diye düşünmek zorunda hissetmediğiniz, hayatınızı akışına bıraktığınız o mutlu günleri… Ne hayaller kurmuştunuz bugünlerle ilgili? Nasıl bir hayatınız, nasıl bir işiniz olacaktı? Plazalarda çalışmak mı süslüyordu hayallerinizi? Sabahları güzelce giyinip elinde çantasıyla çıkan insanları gıptayla seyrederdiniz geçmişte. Gazetelere bakıp, o olayların geçtiği yerlerde olmak, adrenalin dolu bir hayat yaşamak, o haberleri mi yazmak isterdiniz yoksa? Belki de hayatta tek yapmak istediğiniz balık tutmak ya da yemek pişirmekti. Çocuklarla zaman geçirmekti belki de…

Peki Ya Bugün?
O gün hayallerinizi süsleyen siz ve bugün yaşayan siz arasında fark var mı? Neler gerçekleşti? Neler sadece hayal olarak kaldı? Çok mu uzaktasınız geçmişin hayallerinden? Düşününce bir sızı hissediyor musunuz içinizde? Keşke daha çok çalışsaydım ya da daha farklı yapsaydım bazı şeyleri dediniz mi? Belki de hayalleriniz değişti yolun yarısında. Ya da bu konuyu hiç düşünmediniz. Hayaller gündelik hayattan kaçıştır diyenlere katılıyor, sonuna kadar zihninizi onlara kapatıyorsunuz belki. Sizi hedefinize ulaşmaktan alıkoyacaklarına inanıyorsunuz.

Eğer gerçekten böyle düşünüyorsanız size Brian Tracy’nin bir sözünü hatırlatmak isterim: “Bütün başarılı kadın ve erkekler büyük hayalperestlerdir. Onlar kendi geleceklerinin her yönden en ideal şekilde nasıl olabileceğini hayal ederler ve sonra her gün o uzak görüntüye, o hedefe ulaşmak için çalışırlar.”

Değerlerinizi Biliyor Musunuz?
Bu noktada bahsetmemiz gereken diğer bir önemli konu da değerlerimiz. Çünkü hayallerimizi bizi mutlu edecek hedeflere dönüştürmenin yolu değerlerimizi netleştirmek ve onları günlük hayatımızın içine entegre etmekten geçiyor.

Çevremizde işinde başarılı olmuş ama yine de mutsuz o kadar çok insan var ki… Hayatını yönlendirirken değerlerini göz önünde bulundurmamış binlerce, milyonlarca insan. Değerlerinden en önemlisi heyecan iken, yanlış yönlendirilme ya da kendini dinlememe yüzünden kendisine hiç uygun olmayan son derece rutin bir iş/meslek seçmiş birisini düşünün. Nasıl mutlu olur bu insan? Hepimiz biliyoruz ki, o kişi, toplum tarafından başarılı kabul edilse dahi, çevresindeki diğer insanlara, sevdiklerine de sirayet eden bir mutsuzluk, içten içe bir huzursuzluk içinde olacaktır. Hayatta onun için en önemli değeriyle çatışan bir hayatı yaşamakta, -mış gibi yapmaktadır farkında olmadan.

Hepimizin, tanımı yine bizler tarafından yapılan, ancak ona paralel bir yaşam sürdüğümüzde mutlu, tatmin dolu olabileceğimiz değer/değerlerimiz vardır. Bu kimisi için para, başarı, güç, kimisi için sevgi bir diğeri için sağlık, adalet, aile olabilir. Ancak unutmamalıyız ki aynı kelime farklı kişiler için farklı şekilde tanımlanabilir. Hayatımıza yön verirken, hayallerimizin hedeflerimiz haline dönüşmesini sağlarken ilk adım her zaman insanın kendi değerlerini farketmesidir. Sizin değerleriniz neler? İş, hobileriniz, kendiniz için kurguladığınız ve yaşadığınız hayat ile paralel mi? Belki de çakışıyorlardır ve o yüzden içinizde, çok derinlerde bir yerde sürekli bastırmaya çalıştığınız ya da görmezden geldiğiniz bir sıkıntı, bir tatminsizlik hissediyorsunuzdur, ne dersiniz?

Hayatınızın Amacı Belli Mi?
Değerlerimizi de içine alan hedefler oluşturmak için size öncelikle şu soruyu sormak isterim: Sizi heyecanlandıran, sabahları neşeyle uyanıp, harekete geçme isteği uyandıran nedir?

Zaman akıp gidiyor ve bizler yaşlanıyoruz. Hergün kalan vaktimiz daha da azalıyor. Peki sizler sınırlı olan bu zamanı doğru kullanabiliyor musunuz? Hedefiniz belli mi? Nereye gitmek istediğinizin farkında mısınız? Belki de akıntıya bıraktınız kendinizi, nereye götürürse oraya sürükleniyorsunuz. Sizin yerinize başkaları kontrol ediyor hayatınızı. Ne iş yapacağınızı, hobilerinizi, ailenizle geçirdiğiniz zamanının nitelik ve niceliğini, kısacası kendinizin ve size ait olan bir yaşamın kontrolü elinizden kayıp gitmiş.

Siz bir yazar olacaktınız oysa kitaplarını herkesin okuduğu. Hayranlıkla bahsedilen… Yazdıkça paylaşan, paylaştıkça büyüyen biri. Gençlik hayalleri ne çabuk unutuluyor. Yine de ah keşke gerçek olabileseydi, nasıl bir duygu olurdu acaba? Elinizde kalem, hayranlarınız için kitaplarınızı imzalayabilseydiniz… Yüzünüzdeki ifade değişti değil mi? İçinize bir sıcaklık yayıldı…sadece kendinize o güzel hayalleri hatırlamak için izin verdiyseniz tabii ki. Peki o hayali gerçekleştirmek için çok mu geç bugün? Ne zaman geçtir ki insan için? Kime göre geç, neye göre geç? Hedef haline dönüştüreceğimizi hayallerimize ulaşabilmek için önce düşünce yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Ne kadar çok defa kendimizi, düşüncelerimizi, hayallerimizi sınırlandırırız… Neden mi? Cevapları zaten bildiğimizi farzeder, başka olasılıklar da olabileceğini asla göz önüne almayız da o yüzden. Unutmamak gerekir ki seçenekler her zaman vardır tabii ki onları görmeyi başarabilirsek. Birşeye başlamak için en doğru yer burası ve en doğru zamanda şimdidir. Bir de tabii ki imkansız diye bir şey yoktur. Siz sadece hedefinizi belirleyin ve o hedefe ulaşmak için çalışın, çaba gösterin. İçinde bulunduğunuz şartların sizi yönlendirmesine izin vermeyin ve seçtiğiniz bir yaşamı kurun.

Hedefiniz belli artık. Nereye gideceğinizi biliyorsunuz. Bundan sonra haritanız işe yarıyor. Hedefinizi işaretlediniz. Şimdi artık kendinizi tanıma, yeteneklerinizi kuvvetli ve zayıf yönlerinizi öğrenme, kendinizi geliştime ve başarı için atılacak adımları belirleme zamanı…Bu noktada kendi SWOT analizinizi yaparak başlayabilir ya da profesyonel destek alabilirsiniz. Kısa ve uzun vadede uygulayacağınız hareket planlarını oluşturmalı ama şartlar değiştikçe revize etmeyi unutmamalısınız.

Kariyerimiz, İşimiz, Değerlerimiz…
Bazen işimizi çok sevmeyiz ya da yaptığımız iş değerlerimizle birebir örtüşmez ama değerlerimizi hayatımızın içine entegre etmek için bir araç hem de en önemli araçlardan biridir. Pek çok insan işinden mutlu olmadığı zaman kendini bırakır, mutsuz olur. Mutsuzluğunu dışarıya yansıtır. Zamanla yaşama sevincini kaybeder. Ama hayatınızın amacı heyecan, adrenalin ise ille de savaş muhabiri olmanız gerekmiyor ki. Kendinize neden heyecanı yaşayabileceğiniz bir hobi edinmiyorsunuz? Unutmayın seçenekler hep vardır, yeter ki onları farkedin. Bazen işinizi, tüm hayatınızı değiştirirsiniz, bazen de ufak bir detayda yapacağınız değişiklik size kaybettiğiniz o tatmin duygusunu yeniden yaşatır. Herşey kendini bilmekle, değerlerinin farkına varmakla başlar unutmayın.

Önemli Olan Ne İstediğini Bilmek
Önemli olan ne istediğini bilmek ve hayat yolculuğunda kontrolü elinde tutabilmektir. Eğer hayatımızın odağında yer alan değerlerimizi biliyorsak, hayallerimiz varsa, hedeflerimiz ve o hedeflere ulaşmak için hazırlanmış yol planlarımız mevcutsa başarısız olmak imkansızdır.

Şunu bilmelisiniz ki her insanın içinde hayallerini gerçekleştirecek potansiyel vardır. Gerçekten, tüm kalbiyle isterse eğer kişi mutlaka bir yolunu bulur. Goethe’nin dediği gibi:”Düşleyeceğiniz her şey için yola koyulabilirsiniz. Yüreklilik içinde zekayı, gücü ve büyüyü barındırır. Hemen başlayın! Haydi!..”

Share.

About Author

Leave A Reply