Neslihan Uçar Çadırcı

0

nuc-1“Hayatım boyunca ‘Bu iş benim işim değil’ deyip sorgulamadım, verilen sorumlulukların yerine getirildiğinde hepsinin belli bir vadede bana faydalı deneyimler olduğunu düşündüm… Benim için başarılı çalışan için üç değişmez var…

Özgeçmişler ne kadar şahane olursa olsun: 1) Doğruluk-Dürüstlük… Başımıza ne gelecekse gelsin bu değerleri unutmamak gerekiyor. 2) Pozitiflik… Çiçekler, böcekler demek değil her ne sorun yaşanırsa yaşansın önüne bakabilen ve çözüm sunan insan olmak. 3) ÇOK Çalışmak… İş-Sosyal Yaşam dengesi çok önemli biliyorum ve sosyal rollerle ilgili telafi söz konusu değil, örneğin çocuğunuza ilk yıllarında ne verirseniz bu yaşamını şekillendirecek ve yanında değilseniz dönüşü yok. Ancak işteyken de orada olmak ve gerçekten çalışmak, çok ve verimli çalışmak önemli…” diyen, kariyerine TURKCELL Mobil Pazarlama Direktörü olarak devam eden Neslihan UÇAR ÇADIRCI ile değişimin ve teknolojinin etkilerini, yaratıcılık bakış açısı kazanmayı, konuştuk.

nuc-2Öğrenimini, İtalyan Lisesi ve ardından İstanbul Üniversitesi (İngilizce) İktisat Bölümü’nde tamamlayan Neslihan Uçar Çadırcı, 2000 yılında Turkcell Teknik Satın Alma Bölümü’nde başladığı iş yaşamına, Turkcell bünyesinde birçok farklı görev ve projede aktif rol alarak devam ediyor.

2002 yılında kurulan Turkcell İş Ortakları Yönetimi Bölümü’nde görevine devam eden Neslihan Uçar Çadırcı, Katma Değerli Servisler dünyasının kuruluş ve genişleme aşamalarında ürün yönetimi, proje yönetimi, iş ortaklığı yönetimi, içerik yönetimi gibi birçok farklı görevde yer alarak, bu iş alanının büyümesi ve standartlarının oluşturulmasında aktif olarak liderlik yaptı. 2012 yılının başında Dijital Medya Ekibi’nin yöneticiliğini üstlendi ve Eylül 2012’den bu yana Turkcell Mobil Pazarlama Direktörü olarak görevine devam ediyor.

NESLİHAN UÇAR | EĞİTİM TERCİHLERİ & İŞ DENEYİMLERİ

nuc-3

Karakterimin ve hayata bakışımın şekillenmesinde üniversitem 1 puansa, lisemin etkisi 10 puandır…

Ben İtalyan Lisesi mezunuyum. Bizim dönemimizde ortaokul-lise olarak 8 yıl okuduk. O kültürü bu sürede yeterince anlayabiliyorsunuz. Örneğin, bizim en zor dersimiz Sanat Tarihi idi. İtalyan Kültürü’ndeki yazarlar, ressamlar, fikir adamlarının çokluğu nedeniyle sanat, edebiyat, müzik okul yaşantımızın değişmez bir parçasıydı. Rahat bir okuldu; açmak gerekirse, limitli bir serbestlikte bir şeye inanmıyorsak ya da iknâ olmadıysak çok rahatlıkla dile getirebiliyorduk ve fikirlerimiz dikkate alınıyordu. Bu ortam gelişim çağında kendimize güvenimizin artışı ve bakış açılarımızın şekillenmesi açısından çok önemli bir şanstı.
O dönemlerde belirli bir tercihi olmayan her liseli gibi, İşletme veya İktisat bölümlerini tercih ettim. Ben de İstanbul Üniversitesi İktisat (İngilizce) bölümünü kazandım ve çalışmaya da aynı zamanda başladım. Yarı zamanlı da olsa bütün üniversite öğrenimim boyunca mutlaka çalıştım, çünkü iş hayatına ufak da olsa adım atmak, yeni şeyler öğrenmek çok hoşuma gidiyordu ve üniversitenin son yılında kendimi IBM İtalya’ya destek amacıyla Türkiye’de kurulan bir çalışma grubu içerisinde buldum. Turkcell’deki çalışma hayatımın altyapısını hazırlayan da aslında bu deneyim oldu.
Turkcell mezun olduğumda çalışmak istediğim bir kaç şirketten biriydi ve şanslıydım. Şu anki pozisyonumdan oldukça farklı bir noktadan, Teknik-Satın Alma departmanında çalışmaya başladım. Şu an Mobil Pazarlama işimizi yönetirken, tamamen pazarlama süreçlerinin içindeyim. Tüm bu yolculukta aldığım her yeni sorumluluk bana farklı yetenekler kattı. Yaklaşık 14 yıldır da bu şirkette keyif alarak çalışmaya devam ediyorum.

Ne kadar plân yaparsanız yapın hayat sizi bambaşka yerlere götürebiliyor…

Genç bir üniversite öğrencisi olarak çalışmaya başladığım bu şirketin çalışan olarak her zaman benim yanımda durması özel hayatımda aldığım kararlarda beni olumlu etkiledi…

Evlenmek, anne olmak stabil olmayan çalışma şartlarında kolay alınabilecek kararlar değilken hem bu deneyimleri yaşamak, hem de 14 yıla yakın bir süre çalışma hayatında olmak bu ‘bambaşka’ diye adlandırdığım dünyanın bana katkısıdır.

nuc-4Kadın olmak; iyi bir yönetici-çalışan olmak, iyi bir eş olmak, iyi bir Anne olmak gibi sorumluluklarla birleştiğinde en rahat şirkette çalışsanız da ve orası size bunun zorluğunu hissettirmese bile toplumda yeterince zor olabiliyor. Bazen ve hala karşımıza çıkan ‘Elinin hamuruyla bu işe karışma’ bakış açısına rağmen Türk insanının karşısındakini doğru anlama yetisine de güveniyorum. En önyargılı kişiyle bile geçirilen belli bir zaman ve işinizde iyi olduğunuzu anlaması bu yargıları ortadan kaldırıveriyor. İş yaşamındaki iletişimde kadın varlığından dolayı üsluba daha dikkat edilmesi, saygılı davranılması nedeniyle avantajları bile olabildiğini düşünüyorum.

Teknolojinin içinde yaşıyorum…Umarım Annem’le benim aramdaki teknolojik kuşak farklılıkları Oğlum’la benim aramda olmayacak…
Mobilin Dilini Keşfetmek… Yaptığım işe rağmen kendimi çok ‘teknoloji delisi (techno freak)’ olarak tanımlamıyorum. Öte yandan teknolojiye hakim olmayı, her türlü güncel gadget’ı (marifetli küçük cihaz/uygulama) kullanmayı çok seviyorum.
İçimde Kalanlar… Liseden sonra üniversite tercihimi çok bilinçli yapmadığımı düşünüyorum. Yeteri kadar olgun değilmişim bu seçimi yaparken… Edindiğim pek çok eşyayı, takip ettiğim pek çok yayını, zevkle aldığım pek çok şeyi düşünürsek benim ‘tasarım’ konusuna ciddi bir eğilimim vardır.

Tasarım dünyası benim için her zaman çok çekicidir. Evler, objeler, aksesuarlar… O dönemlerde tercih yaparken bu zevkimin çok farkında olamadığım için farklı bir yol tercih etseydim nasıl olurdu diye düşünürüm. Örneğin bir mimar olmak çok isterdim.

Sporun Hayatımdaki Yeri… İyi ki yapmışım… Yaklaşık 10 yıl Eczacıbaşı’nda profesyonel olarak voleybol oynadım. Spor yapmak bana birçok konuda fayda sağladı. Takım olmayı, beraber başarmayı o yıllarda öğrendim. Üstelik çok keyifli anılar ve anlar… Sonra geçirdiğim bir sakatlık nedeniyle bırakmak zorunda kaldım. Şimdi oğlumu hem basketbol hem de futbol’a götürüyorum. Profesyonel olmasa da hem fiziksel hem ruhsal gelişimi için spor yapmanın, spor yaparak büyümenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

B PLANIM | Kariyer Adımlarım Nasıl Değişir?
Yarın uyansam ve şu anki işimi bir nedenden yapamayacak olsam yine insanlarla bir arada olacağım bir iş yapmak isterdim. Anlatmayı, konuşarak işimi yapmayı çok seviyorum. Üniversiteye döner ve akademik kariyer için adımlar atardım. Şimdi de iş alanımızla ilgili olarak üniversitelere gidip gençlerle iletişimde olabileceğimiz konferanslar gerçekleştiriyoruz. B Planım da bir şekilde bununla bağlantılı olurdu.

TEKNOLOJİ & KOMPLO TEORİLERİ | Mobilin Gelecekçi Etkisi
Şu an her şeyimiz bu (mobil-akıllı telefonJ)… İleride bu da olmayacak, küçülecek, vücudumuza entegre olacak teknoloji. ‘Telefon‡ saat ‡ çip…’ şeklinde ilerleyecek. Ancak bundan sonrası için konuşulan ‘bizi ele geçirecek teknoloji’ komplo teorilerine çok katılmıyorum. Teknoloji çok hızlı gelişti son yıllarda ve ben zararından çok olumlu etkisini gözlemliyorum. Cannes’da zamanında ‘fotoğraf çeken telefon’ dediklerinde; ‘ne ilgisi var, telefonla fotoğraf çekeceğiz de n’olacak’ derken fotoğraf çekme işlevi 1 yıl içinde bütün telefonlara entegre oldu. Kullanılmaz dediğimiz pek çok işlev en fazla 2 yılda vazgeçilmez hale geldi.

Teknoloji genel anlamda insan hayatını kolaylaştırmak yönünde ilerleyecek bence. Tabii ‘kötü kullanım’ tercihleri (savaş amaçlı, çevreye zarar veren uygulamalar vb.) bu kolaylaştırıcı etkileri insanlar açısından görülmez duruma getirebiliyor. Ben bu konuda Optimist-Fütürist bakmayı tercih ediyorum.

nuc-5

Turkcell Teknoloji Zirvesi- 2012 (M. Serdar Kuzuloğlu Söyleşisi)

YARATICI BAKIŞ | Hobilerle Farklı Açılar Kazanmak
nuc-6Hobilerim ve tasarım konusuna ilgim beni yaratıcılık açısından besliyor. WIRED, WallPaper gibi global yayınları takip ediyorum. Oralarda gördüğüm herhangi, ilgisiz sektörden bir reklam bile benim üç boyutlu bakış açımı besleyebiliyor ve işimde yeni bir fikri uygularken bana katkısı olabiliyor.

Güzel şeylere bakmanız, güzel müzikler dinlemeniz lazım ki; gün içindeki uğraşılarımızla gelişen analitik yanımız dışında yaratıcı bakış açımız da gelişebilsin. Beynin sol yanı zaten işle ilgili süreçlerde çoğunlukla gelişiyor, sağ yanını geliştirmek de sosyal yaşamımızı zenginleştirerek bizim ayrıca üstlenmemiz gereken kısım.
Görsellik nuc-7ve bu yanımızı beslememiz de bu açıdan çok önemli. Galerileri, antikacıları gezmeyi çok severim. Özellikle eski eşyaların hikâyelerini düşünmeyi severim, bu yüzden antikacılarda saatler geçirebilirim. Evimdeki ikinci el eşyalara bakıp, benim evime varana kadarki hikâyelerini hayal ederim. Bir de minyatür model asker koleksiyonu yapıyorum. Dünyanın her yerinden farklı dönemlere ait askerleri topluyorum. Yıllar içerisinde eşimle benim ortak hobimiz haline geldi. Onlar bizim için çok değerli. Umarım oğlumuz da bizim kadar iyi bakar onlara…

PROJELER | Kadınlara Dair
nuc-8Turkcell’in Kardelenler Projesi benim ileride sosyal açıdan eğilmek istediğim profil açısından çok önemli bir proje. Genç kızların, toplumdan dışlanmış kadınların sosyal hayata kazandırımasıyla ilgili 2 yıl içinde daha aktif roller üstlenmeyi istiyorum. Bu var olan bir sivil toplum kuruluşuna veya projeye destek vererek de olabilir.

KELİMELERİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI
ÜNİVERSİTE -> Gelecek
GERÇEKLİK -> Vazgeçemediğim tek şey
HIZ -> Çok sevmem
ZOR -> İyidir
ALGI -> İnansanız da, inanmasanız da gerçek olan bir şey
UYGUNLUK -> Mekâna, zamana göre değişir
MEVSİM -> Yaz (yaşasın sıcak!)
RENK -> Kırmızı
OLMAZSA OLMAZIM -> Oğlum
VAZGEÇİLMEZ -> Oğlum
KARARSIZLIK -> En sevmediğim şey
KİMLİK -> Türkiye’de Kadın Olmak
DENGE -> Zaman
DEĞİŞİM -> Her zaman

Tekrar Tekrar İzlediğim Film
Rocky Serisi – Her şey var. Aksiyon, motivasyon, romantizm…

nuc-9

Son Dönemde Okuduğum Kitap
Akilah’ın Fİ kitabını okudum son dönemde. Türk bir yazar. Fiziksel görünümün sosyal yaşamdaki etkileri, olumsuz görüntünün yansımalarına ve kadınlara dair…

“Bu kitap herkes için yazılmadı… Fi, güzelliğin lanetlendiği, zekanın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır…”

Yaşamdaki Fon Müziğim
Depeche Mode – Enjoy The Silence

“Hep bir koşturmaca içindeyiz. Hayatımızda değer verdiğimiz insanları bu koşturma içerisinde kaybetmemeliyiz. Arkadaşınıza küsseniz de, eşinizle tartışsanız da, her ne kadar sinirlenseniz de üzülseniz de sevdiklerinize… Hoşça kal demeden evden çıkmayalım, iyi geceler demeden uyumayalım…”

Söyleşiyi Yapan | Seray Nâsırlı
Share.

About Author

Leave A Reply